Sevimli Sincap Fındık ve Uyku Ağacı Masalı

Zeynep Teksoz

Pencereden dışarıya bakan sevimli küçük sincap Fındık
Pencereden dışarıya bakan sevimli küçük sincap Fındık

Masalı sesli dinleyin:

Yemyeşil ağaçlarla dolu büyük ve sakin bir ormanda Minik Sincap Fındık yaşardı. Fındık, yumuşacık kahverengi kürk hatlarına ve kocaman parlak gözlere sahipti. Gün boyunca ormandaki arkadaşlarıyla koşturup oynamayı çok severdi. Her akşam güneş batıp da gökyüzü turuncu renge büründüğünde Fındık yuvasına dönerdi. Fakat bu akşam Fındık’ın gözleri bir türlü kapanmak bilmiyordu. Yatakta bir sağa dönüyor, bir sola dönüyordu ama uykusu gelmiyordu.

Fındık yavaşça yataktan kalktı ve penceresinden dışarıya baktı. Orman, gece lambası gibi parıldayan ay ışığıyla kaplanmıştı. Yaprakların arasından süzülen hafif bir rüzgâr tatlı bir melodi fısıldıyordu. Fındık minik patilerini çenesine koyarak derin bir nefes aldı. Acaba ormandaki diğer arkadaşlar uyumuş muydu? Belki de uykuyu bulmak için tatlı bir gece yürüyüşü yapması gerekiyordu.

Evinden sessizce çıkan Fındık, kadife gibi yumuşak çimlerin üzerinde yürümeye başladı. Yolda ilk olarak Gece Kuşu Baykuş ile karşılaştı. Baykuş kocaman bir meşe ağacının dalında duruyordu. Fındık ona doğru yaklaştı ve minik bir sesle konuştu. “İyi akşamlar Baykuş Amca, benim uykum bir türlü gelmiyor, ne yapmalıyım?” diye sordu. Baykuş gözlerini yavaşça kapatıp açtı ve gülümseyerek cevap verdi.

Baykuş Amca alçak ve rahatlatıcı bir sesle konuşmaya başladı. “Sevimli Fındık, uyku bir arayış değil, bir gevşeme halidir. Derin bir nefes al ve kalbindeki tüm koşturmacayı doğaya bırak. Orman senin için harika bir şarkı söylüyor, onu dinle.” dedi. Fındık, Baykuş Amca’ya teşekkür etti ve içini kaplayan huzurla yürümeye devam etti. Rüzgârın yaprakları kımıldatırken çıkardığı hışırtı gerçekten de bir beste gibiydi.

Gece ormanında Uyku Ağacı'nın dibinde dinlenen sevimli sincap Fındık

Biraz ileride Ormanın Uyku Ağacı denilen kocaman ve pürüzsüz gövdeli ulu bir ağaç duruyordu. Bu ağacın etrafında minik sevimli tavşanlar çoktan derin bir uykuya dalmıştı. Uyku Ağacı’nın dalları gümüş bir ışık yansıtıyordu. Fındık ağacın gövdesine sırtını yasladı ve çimlerin üzerine oturdu. Doğanın bu kadar dingin ve güvenli olduğunu daha önce hiç fark etmemişti.

Yavaşça gözlerini kapattı ve Baykuş Amca’nın dediği gibi derin bir nefes aldı. İçine dolan taze ve serin gece havası onu baştan ayağa rahatlattı. Kalbinin ritmi yavaşladı, vücudundaki tüm yorgunluk yok olup gitti. Artık esnemeye başlamıştı ve göz kapakları gittikçe ağırlaşıyordu. Tatlı hayaller ve masalsı rüyalar onu kucaklamak için bekliyordu.

Fındık yavaşça yerinden doğruldu ve sıcacık yuvasına doğru adımlarını attı. Yatağına girdiğinde yumuşacık battaniyesini üzerine çekti. Artık gece tamamen ormana hâkimdi ve yıldızlar ona göz kırpıyordu. Fındık, ormandaki tüm sevimli arkadaşlarına içinden mutlu uykular diledi. Kendini gümüş ışıklı rüyaların akışına bıraktı ve mışıl mışıl uykuya daldı.

Light