Gizemli Orman ve Rapunzel Masalı

Zeynep Teksoz

Masalı sesli dinleyin:

Evvel zaman içinde, ağaçların gökyüzüne değdiği yemyeşil bir ormanın tam kalbinde çok yüksek bir kule varmış. Bu kulede, güneş ışığı gibi parlayan altın sarısı, upuzun saçları olan tatlı bir kız yaşarmış. Çoğu kişi bunun klasik bir Rapunzel masalı olduğunu düşünebilir ama bizim Rapunzel’imiz kulede oturup canının sıkılmasını beklemek yerine, bütün gününü ormandaki dostlarına yardım ederek geçirirmiş.

Rapunzel’in kulesinin penceresine her sabah minik kuşlar, sevimli sincaplar ve meraklı kelebekler gelirmiş. Rapunzel onlara şarkılar söyler, upuzun ve yumuşacık saçlarıyla onlara rüzgardan korunacakları küçük sığınaklar yaparmış.

Bir gün ormanda çok şiddetli, soğuk bir rüzgar esmiş. Rüzgar o kadar güçlüymüş ki, minik hayvanların ağaçlardaki yuvaları sarsılmış, yavrular çok üşümüş. Ormandaki anne sincap ve anne kuş çaresizce Rapunzel’in penceresinin altına gelip yardım istemişler.

Rapunzel hiç düşünmeden o altın sarısı, güçlü ve upuzun saçlarını kule penceresinden aşağıya doğru sarkıtmış. “Korkmayın minik dostlarım!” diye seslenmiş. “Saçlarıma tutunup sıcak odama tırmanabilirsiniz!”

Minik sincaplar, yavru tavşanlar ve kuşlar, Rapunzel’in pırıl pırıl parlayan sıcacık saçlarına tutunarak güvenle kuleye tırmanmışlar. Rapunzel onları şefkatle içeri almış, onlara taze orman meyveleri ikram etmiş ve fırtına dinene kadar onlara en güzel ninnileri söylemiş. O gün ormandaki herkes anlamış ki; bizi farklı veya sıradışı yapan özelliklerimiz, iyilik için kullanıldığında dünyadaki en sihirli güce dönüşürmüş.

Gökten üç elma düşmüş; biri sahip olduklarını iyilik için kullananların başına, biri yardımlaşmayı hiç unutmayanların başına, diğeri de bu tatlı masalı dinleyen güzel çocukların başına.

Light