Gümüş Kanatlı Baykuş ve Masal Yıldızı

Zeynep Teksoz

Gece vakti meşe ağacının dalında duran gümüş kanatlı minik baykuş ve gökyüzündeki pembe parlak yıldız.
Gece vakti meşe ağacının dalında duran gümüş kanatlı minik baykuş ve gökyüzündeki pembe parlak yıldız.

Masalı sesli dinleyin:

Yemyeşil ağaçların yükseldiği sakin bir ormanın derinliklerinde minik bir baykuş yaşardı. Bu minik baykuşun adı Gümüş idi çünkü kanatları geceleri ay ışığında parıl parıl parlardı. Gümüş her akşam gökyüzünü izlemeyi ve yıldızların dansını seyretmeyi çok severdi. Gökyüzü karardığında tatlı bir esinti başlar ve ormandaki tüm canlılar uykuya hazırlanırdı. Gümüş de yuvasından çıkarak en yüksek meşe ağacının dalına konardı. Buradan gökyüzündeki parlak yıldızları saymak onun en sevdiği akşam oyunu haline gelmişti.

Bir akşam gökyüzünde daha önce hiç görmediği kocaman ve ışıl ışıl bir yıldız belirdi. Bu yıldız diğerlerinden farklı olarak mor ve pembe ışıklar saçıyordu. Gümüş şaşkınlıkla gözlerini kocaman açtı ve yeni arkadaşına bakmaya başladı. Yıldız adeta minik baykuşa göz kırpıyor ve onu selamlıyordu. Gümüş içinden bu parıltılı yıldızla konuşmak ve ona sıcak bir merhaba demek geçirdi. Kanatlarını çırparak hafifçe havalandı ve meşe ağacının en tepe noktasına doğru süzüldü.

Tepeye ulaştığında hafif bir fısıltı duydu. Bu ses gökyüzündeki pembe ışıklı Masal Yıldızı’ndan geliyordu. Yıldız tatlı bir ses tonuyla minik baykuşa gülümsedi. Ormandaki çocuklara ve minik hayvanlara güzel rüyalar getirdiğini söyledi. Gümüş bu duruma çok sevindi çünkü kendisi de ormandaki arkadaşlarına masallar anlatmayı çok severdi. Birlikte o gece ormana huzur dağıtmaya karar verdiler.

İlk olarak nehrin kenarındaki minik tavşan ailesinin yuvasına doğru süzüldüler. Küçük tavşanlar henüz uyumamış ve yuvalarında kıpırdanıp duruyorlardı. Gümüş yumuşak kanat çırpışlarıyla onların pencerelerine yaklaştı. Pembe yıldızın ışığı tavşanların odasını sıcacık ve güvenli bir parlaklıkla doldurdu. Tavşanlar ışığın güzelliğini görünce gülümsediler ve yumuşak yataklarına uzandılar.

Gümüş onlara tatlı bir dille küçük bir uyku masalı anlatmaya başladı. Mavi bir gölün ve o gölde yüzen sevimli ördeklerin hikayesini fısıldadı. Sesinin dinginliği ve yıldızın huzur veren ışığı minik tavşanların gözlerini ağırlaştırdı. Birkaç dakika içinde küçük tavşanların hepsi tatlı rüyalara daldı. Anne tavşan Gümüş’e ve Masal Yıldızı’na sessizce teşekkür etti.

Yolculuklarına ormanın diğer tarafındaki koca çam ağacına doğru devam ettiler. Orada minik sincap ailesi yaşıyordu ve en küçük sincap henüz uyuyamamıştı. Minik sincap gün boyu topladığı kozalakları düşünmekten gözlerini kapatamıyordu. Gümüş onun yanına yaklaştı ve kanatlarını yavaşça sallayarak tatlı bir rüzgar oluşturdu. Pembe yıldız ise odanın tavanına minik desenler yansıttı.

Gümüş sincaba yarın yine güneşin doğacağını ve yeni oyunlar oynayacaklarını söyledi. Dinlenmenin ne kadar önemli ve güzel bir şey olduğunu yumuşacık bir sesle hatırlattı. Minik sincap tavanındaki yıldız ışıklarını izlerken esnemeye başladı. Sıcak yorganına daha da sokuldu ve gözlerini yavaşça kapattı. Orman her geçen dakika daha da sessizleşiyor ve huzurla doluyordu.

Pencere kenarında oturan gümüş kanatlı baykuş ve içeride mışıl mışıl uyuyan minik tavşan.

Daha sonra derenin karşı kıyısındaki sevimli ayı yuvasına uğradılar. Yavru ayı Pofuk yatağında dönüp duruyor ve uykuya geçmekte zorlanıyordu. Gümüş onun başucuna kondu ve Masal Yıldızı en parlak ama en dinlendirici ışığını yaydı. Odanın içi ılık bir masal diyarına dönüştü. Yavru ayı burnunu battaniyesine gömdü ve derin bir nefes aldı.

Gümüş sevimli yavru ayının kulağına rüyasında yeşil vadilerde gezineceğini fısıldadı. Gece gökyüzünün onları koruduğunu ve her şeyin çok güvende olduğunu söyledi. Yavru ayı bu güzel sözleri duyunca rahatladı ve mışıl mışıl uykuya daldı. Gümüş ve Masal Yıldızı görevlerini tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşadılar.

Ormandaki tüm minik canlılar artık mışıl mışıl uyuyordu. Ormanı kaplayan derin huzur ve sessizlik geceyi daha da güzelleştiriyordu. Gümüş gece rüzgarının tatlı esintisiyle kendi meşe ağacına geri döndü. Yuvası sıcacık ve çok konforluydu. Masal Yıldızı gökyüzündeki yerinden ona sevgiyle bakıyordu.

Gümüş kanatlarını kapattı ve başını yumuşak tüylerinin arasına sakladı. Masal Yıldızı’na bakarak iyi geceler diledi. Yıldız da ona tatlı bir parıltıyla karşılık verdi. Artık minik baykuş için de dinlenme vakti gelmişti. Gözlerini yavaşça kapattı ve derin bir uykuya daldı.

Gökten üç pembe ışık damlası düştü. Biri bu güzel masalı dinleyen minik çocuğa, biri ormandaki sevimli hayvanlara, diğeri ise rüyaları süsleyen Masal Yıldızı’na. Orman ve gökyüzü sabahın ilk ışıklarına kadar tatlı bir uykuda buluştu.

Light