
Masalı sesli dinleyin:
Büyük ve masmavi okyanusun en sakin, en huzurlu koyunda Maviş adında minik bir balina yaşardı. Maviş’in kocaman, sevgi dolu gözleri ve yumuşacık mavi bir sırtı vardı. Okyanustaki tüm balıklar, yunuslar ve minik deniz kabukları onu çok severdi. Çünkü Maviş, her akşam güneş batıp da gökyüzü yıldızlarla dolduğunda, denizin en güzel ninnilerini söylerdi. Onun sesi o kadar tatlı ve sakindi ki, okyanustaki bütün yavrular bu ninnilerle mışıl mışıl uykuya daldardı.
Ancak bir akşam, Maviş uyanıp ninnilere başlarken boğazında hafif bir gıcıklanma hissetti. Gün boyunca mercan kayalıklarında minik yengeçlerle saklambaç oynarken biraz fazla bağırıp yorulmuştu. Sesi çıkmıyordu! Denemelerine rağmen bir türlü o kalın, huzurlu sesi gelmiyordu.
Maviş üzüntüyle kuyruğunu suya vurdu. “Aman Allah’ım,” diye düşündü içinden, “Eğer ben ninni söylemezsem minik deniz yıldızları ve sevimli deniz atları nasıl uyuyacak?”
Tam o sırada, etrafına toplandıkları mavi dev balinanın sesinin çıkmadığını fark eden küçük deniz canlıları merakla yüzerek yaklaştılar. Gözlerinde “Acaba masalımız yok mu?” diyen tatlı bir merhamet vardı. Maviş’in onlara yardım etmesi gerekiyordu.

Derin bir nefes alan Maviş, anneannesinin ona yıllar önce öğrettiği o bilgece sözü hatırladı: “Gerçek ninni sadece sesle değil, kalpteki huzur ve sevgiyle söylenir.”
Maviş sesini kullanamıyorsa bile yapabileceği başka bir şey vardı. Büyük ama çok nazik bedenini kullanarak suya hafifçe, ahenkli bir ritimle dalgalar vermeye başladı. Kuyruğunu öyle yumuşak bir şekilde sallıyordu ki, suyun içinde adeta görünmez, gümüş rengi bir salıncak oluştu. Bu minik dalgalar, etraftaki yosunları ve deniz bitkilerini narin bir şekilde sallıyor, suya ninni gibi gelen tatlı bir hışırtı sesi veriyordu.
Minik deniz atları, omuz omuza vermiş deniz yıldızları ve yorgun küçük balıklar bu su salıncağının ritmine kapıldılar. Maviş’in yarattığı bu sessiz ve güvenli dalga hareketi, onlara dünyadaki en huzurlu yatağı sunmuştu. Yavaşça esnemeye başladılar, göz kapakları ağırlaştı ve birer birer derin bir uykuya daldılar.
Koyda kocaman bir sessizlik ve huzur hüküm sürdü. Maviş, sesine gerek kalmadan da dostlarına sevgi taşıyabileceğini anladığı için içi mutlulukla doldu. Ay ışığının okyanus yüzeyine vurduğu gümüş rengi yolda, Maviş de minik dostlarının güvenli uyuması eşliğinde yavaşça gözlerini kapattı ve tatlı rüyalara daldı.