Prenses Kaguya Masalı

Zeynep Teksoz

Updated on:

Masalı sesli dinleyin:

Bir varmış, bir yokmuş… Çok eski zamanlarda, Uzak Doğu’nun yemyeşil ormanlarında, geçimini bambu keserek sağlayan yaşlı ve iyi kalpli bir adam yaşarmış. Karısıyla birlikte sakin bir hayat süren bu adamın en büyük üzüntüsü, hiç çocuklarının olmamasıymış.

Bir gün ormanda çalışırken, etrafındaki bambulardan birinin içinden pırıl pırıl, altın rengi bir ışık saçıldığını fark etmiş. Merakla yaklaşıp bambuyu dikkatlice kestiğinde, gözlerine inanamamış. Bambunun içinde, parmak kadar küçük, dünyalar tatlısı bir kız bebek varmış!

Yaşlı adam bebeği özenle avuçlarının arasına alıp hemen eve koşmuş. Karısıyla birlikte bebeği o kadar çok sevmişler ki ona Kaguya, yani “Işıldayan Gece” adını vermişler.

Kaguya sıradan bir bebek değilmiş. O, bambuların büyüdüğü kadar hızlı büyümüş ve kısa sürede etrafına neşe saçan, çok güzel genç bir kız olmuş. Üstelik Kaguya eve geldiğinden beri yaşlı adam ormana her gittiğinde bambuların içinde altınlar bulmaya başlamış. Aile, hem zengin hem de çok mutluymuş.

Kaguya’nın eşsiz güzelliğini duyan krallar, prensler ve şövalyeler uzak diyarlardan gelip onunla evlenmek istemişler. Ancak Kaguya, onlardan bulunması imkansız olan ejderha boynuzu taşı ya da sihirli ateş faresi kürkü gibi hediyeler isteyerek hepsini nazikçe geri çevirmiş. Çünkü Kaguya’nın kalbinde kimseye söyleyemediği bir hüzün varmış.

Günler geçtikçe, Kaguya geceleri gökyüzündeki dolunaya bakıp sessizce ağlamaya başlamış. Yaşlı anne ve babası dayanamayıp ona nedenini sorduğunda, Kaguya gözyaşları içinde gerçeği anlatmış:

“Anneciğim, babacığım… Ben aslında bu dünyadan değilim. Benim gerçek evim Ay’da. Siz bana çok iyi baktınız ama yakında Ay perileri beni almaya gelecek ve gökyüzüne dönmek zorundayım.”

Yaşlı çift bu duruma çok üzülmüş. Onu korumak için dolunay gecesi evin etrafına muhafızlar dizmişler. Ancak Ay en parlak halini aldığında, gökyüzünden inen sihirli, gümüş bir ışık hüzmesi bütün muhafızları nazikçe uyutmuş. Ay’dan gelen periler, ışıktan bir arabayla Kaguya’yı almaya gelmişler.

Kaguya, kendisini sevgiyle büyüten dünya ailesine son kez sımsıcak sarılmış. Onlara sevgi dolu bir mektup bırakmış ve ışıktan arabasına binerek yıldızların arasına, evine doğru yükselmiş.

O günden sonra yaşlı adam ve karısı, her dolunay çıktığında gökyüzüne bakıp gülümsemişler. Ay’ın o parlak ışığının, güzel kızları Kaguya’nın onlara gönderdiği bir sevgi mesajı olduğunu bilerek, kalplerinde hep onun sevgisiyle yaşamışlar.

İyi uykular çocuklar.

Light