
Bir zamanlar, güneşin her sabah gülümsediği, çiçeklerin neşeyle dans ettiği Renkli Orman’da küçük bir kirpi yaşardı. Adı Pofuduk’tu. Pofuduk, diğer kirpiler gibi dikenliydi ama dikenleri pamuk gibi yumuşacıktı. Burnu ise meraklı meraklı, sürekli kıpır kıpır ederdi.
Bir sabah Pofuduk uykusundan neşeyle uyandı. Gerindi, esnedi ve penceresinden dışarı baktı. “Bugün harika bir gün!” dedi. Çünkü bugün Pofuduk’un oyun günüydü.
Yatağının başucunda en sevdiği oyuncağı duruyordu. Bu, kıpkırmızı, parlak, yepyeni bir toptu. Pofuduk kırmızı topunu o kadar çok seviyordu ki, bazen onunla uyuyor, bazen de ona ninniler söylüyordu.
Pofuduk kırmızı topunu kucağına aldı. Sıkıca sarıldı. “Hadi gidip ormanda oynayalım!” dedi.

Minik ayaklarıyla tıkır tıkır, tıkır tıkır yürümeye başladı. Orman o gün çok güzeldi. Kuşlar şarkı söylüyor, rüzgar yaprakları gıdıklıyordu.
Pofuduk az gitti, uz gitti. Karşısına uzun kulaklı Zıpzıp Tavşan çıktı. Zıpzıp Tavşan yerinde duramıyor, hop hop zıplıyordu.
“Merhaba Zıpzıp!” dedi Pofuduk. Zıpzıp Tavşan durdu, uzun kulaklarını salladı. “Merhaba Pofuduk! Bak, ben ne buldum!”
Zıpzıp Tavşan elindeki sarı papatyaları gösterdi. “Hadi sayalım! Bir, iki, üç! Tam üç tane sarı çiçeğim var. Hepsi güneş gibi sarı!”
Pofuduk sarı çiçeklere baktı. Çok güzellerdi. Sonra kucağındaki kendi kırmızı topuna baktı. Topu o kadar güzeldi ki, onu kimseye vermek istemedi. Kucağında daha sıkı tuttu.
“Benim de kırmızı topum var,” dedi sessizce. “Ama sadece benim.” Zıpzıp Tavşan gülümsedi. “Güle güle o zaman!” dedi ve hop hop zıplayarak uzaklaştı. Pofuduk yine yalnız kalmıştı.

Pofuduk yürümeye devam etti. Tıkır tıkır, tıkır tıkır… Bu sefer karşısına Maviş Kuş çıktı. Maviş Kuş, kocaman bir ağacın mavi bir dalına konmuş, neşeli şarkılar söylüyordu. Cik cik cik!
“Merhaba Maviş Kuş!” diye seslendi Pofuduk. Maviş Kuş başını eğdi. “Merhaba Pofuduk! Bak, benim kanatlarım gökyüzü gibi masmavi. Senin kucağındaki şey nedir?”
Pofuduk kırmızı topuna baktı. O kadar parlaktı ki! Onu Maviş Kuş’a vermek istemedi. “Bu benim kırmızı topum,” dedi ve topu arkasına sakladı. “Sadece benim.”
Maviş Kuş, “Peki, görüşürüz!” dedi ve pırrr diye uçup gitti. Pofuduk yine yalnızdı. Kırmızı topu kucağındaydı ama Pofuduk’un canı biraz sıkılmıştı. Tek başına oynamak o kadar da eğlenceli değildi.
Biraz daha yürüdü. Birden karşısına kocaman, kahverengi bir ayı çıktı. Bu Tombul Ayı’ydı. Ama Tombul Ayı bugün üzgündü. Koca bir taşın üzerine oturmuş, burnunu çekiyordu. Ühühü…
Pofuduk merakla yaklaştı. “Merhaba Tombul Ayı, neden üzgünsün?” Tombul Ayı kocaman, ıslak gözleriyle Pofuduk’a baktı. “Merhaba Pofuduk. Benim çok güzel, yeşil bir elmam vardı. Karnım acıkmıştı, onu yiyecektim. Ama elimden kaydı ve şu çalıların arasına düştü. Şimdi onu bulamıyorum.”
Pofuduk çalılara baktı. Çalılar çok karışıktı, yeşil elmayı bulmak zordu. Tombul Ayı’nın üzgün hali Pofuduk’un kalbini yumuşattı. Pofuduk kucağındaki kırmızı topa baktı. Sonra üzgün Ayı’ya baktı.

Birden aklına harika bir fikir geldi!
Pofuduk, o çok sevdiği, kimselere veremediği kırmızı topunu Tombul Ayı’ya uzattı. “Ağlama Tombul Ayı,” dedi. “Bak, benim kırmızı topum var. İstersen seninle bu topla oynayabiliriz. Yeşil elmayı sonra birlikte ararız.”
Tombul Ayı’nın gözleri parladı. “Gerçekten mi? Benimle paylaşır mısın?” “Evet!” dedi Pofuduk ve topu Ayı’ya doğru yuvarladı.
O an bir sihir oldu! Pofuduk topunu paylaştığı anda, kırmızı top sanki daha da parladı, daha da kırmızı oldu.
Tombul Ayı topu tuttu ve gülmeye başladı. “Hahaha! Teşekkürler Pofuduk!” Topu Pofuduk’a geri attı.
O sırada hop hop zıplayan Zıpzıp Tavşan ve pırrr diye uçan Maviş Kuş sesleri duyup geldiler. “Ne oynuyorsunuz? Biz de katılabilir miyiz?” dediler.
Pofuduk kocaman gülümsedi. “Elbette! Gelin, hep birlikte oynayalım!”
O gün Renkli Orman’da harika bir oyun başladı. Kırmızı top elden ele dolaştı. Sarı çiçekli tavşan, mavi kanatlı kuş, kahverengi ayı ve yumuşak dikenli kirpi hep birlikte koştular, güldüler.

Pofuduk o gün çok önemli bir şey öğrendi. Kırmızı topu tek başına tutarken sadece bir toptu. Ama onu arkadaşlarıyla paylaştığında, o top kocaman bir neşeye dönüşmüştü. Paylaşmak, dünyadaki en güzel sihirli değnekti.
Pofuduk akşam eve dönerken yorgundu ama çok mutluydu. Kırmızı topunu yatağının başucuna koydu. “İyi geceler kırmızı top,” dedi. “Yarın yine arkadaşlarımızla oynayacağız.”
Pofuduk’un bu sıcacık paylaşma hikayesi, miniklerin dünyasında kalıcı bir iz bırakacak. Eğer bu masaldaki dostluk ve yardımlaşma temasını sevdiyseniz, sitemizdeki diğer maceralara da göz atabilirsiniz:
- Eğitici Masallar kategorimizden çocuklarınıza nezaket ve dürüstlüğü aşılayan yeni öyküler keşfedebilirsiniz.
- Pofuduk’un diğer orman maceraları için Hayvan Masalları sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
- Bebeğinizin huzurla uykuya dalması için Bebekler İçin Uyku Masalları koleksiyonumuza göz atmayı unutmayın.