
Bir varmış, bir yokmuş. Gökyüzünün en yumuşak, en pofuduk köşesinde, bembeyaz bulutlardan yapılmış bir dünyada Pamuk adında minik bir bulut tavşanı yaşardı. Pamuk’un tüyleri o kadar yumuşaktı ki, dokunan herkesin içi huzurla dolardı. Pamuk, her gece gökyüzünü süsleyen yıldızları izlemeyi ve onların ninnilerini dinlemeyi çok severdi. Yıldızların şarkısı, dünyadaki tüm canlıları mışıl mışıl uyuturdu.
Ancak bir gece, Pamuk gökyüzünde büyük bir sessizlik fark etti. En parlak, en neşeli şarkıları söyleyen “Mavi Yıldız” yerinde yoktu! Mavi Yıldız’ın şarkısı susunca, gökyüzü hüzünlü bir karanlığa büründü. Diğer yıldızlar da üzüntüden ışıklarını kıstılar. Mavi Yıldız’ın şarkısı olmadan dünyadaki çocuklar ve hayvanlar bir türlü uykuya dalamıyor, yataklarında dönüp duruyorlardı.
Gökyüzünün bilge sakini Ay Dede, Pamuk’u yanına çağırdı. “Pamuk,” dedi Ay Dede, sesi bulutlar kadar yumuşaktı. “Mavi Yıldız’ın şarkısı susarsa, dünya huzurunu kaybeder. Onu ancak sen bulabilirsin. Senin kalbinin sıcaklığı ve tüylerinin yumuşaklığı, ona yeniden şarkı söylettirebilir.”

Pamuk, Ay Dede’nin sözlerini dinledi ve cesurca yola koyuldu. Ay ışığının aydınlattığı gizli bir patikadan, gökyüzünün en karanlık köşelerine doğru ilerledi. Yolculuğu sırasında, narin kanatlı peri ateşböcekleriyle karşılaştı, onlar ona yolu gösterdiler. Rüzgârın yapraklar arasında çıkardığı ninnileri dinleyerek, sonunda derin bir vadinin dibinde, sönükleşmiş ve yorgun düşmüş Mavi Yıldız’ı buldu.
Mavi Yıldız, “Şarkı söylemeyi unuttum,” dedi üzgün bir sesle. “Gündüz Telaşı (Gündüz Telaşı) beni çok yordu, ışığım söndü.”
Pamuk, Mırıldanan İpek (Mırıldanan İpek) gibi yumuşacık tüyleriyle Mavi Yıldız’a sarıldı. Kalbinin sıcaklığını ve tüylerinin yumuşaklığını ona hissettirdi. “Şarkın susmadı, sadece dinlenmeye ihtiyacı vardı,” diye fısıldadı Pamuk.
Pamuk’un şefkatiyle Mavi Yıldız’ın içindeki ışık yeniden parlamaya başladı. Pespembe, masmavi ışıklar saçarak gökyüzüne yükseldi. Mavi Yıldız’ın şarkısı yeniden duyulmaya başladığında, gökyüzü canlandı, dünyadaki çocuklar ve hayvanlar huzurla uykuya daldılar. Pamuk, Ay Dede’nin yanında Mavi Yıldız’ın şarkısını dinlerken, o da en tatlı rüyalara daldı.

Gökten üç elma düşmüş; biri rüya görenlerin, biri bu masalı anlatanın, diğeri de şu an tatlı tatlı uykuya dalmak üzere olanların başına.