
Masalı sesli dinleyin:
Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, yüksek dağların arkasında, gökyüzünün her zaman masmavi olduğu Mavi Diyar adında bir ülke varmış. Bu ülkenin parıltılı şatosunda, halkının çok sevdiği, meraklı ve zeki Prenses Defne yaşarmış. Defne, kabarık elbiselerden ziyade botlarını giyip ormanda dolaşmayı ve doğayı dinlemeyi seven bir prensesmiş.
Bir gün Defne, ülkenin can damarı olan Pırıl Gölü’nün griye döndüğünü ve nilüferlerin solduğunu fark etmiş. Kuşların uğramadığı, balıkların görünmediği göl adeta ağlıyormuş. Kral bu duruma bir çözüm bulamayınca, Defne yanına büyütecini ve azığını alarak ormanın derinliklerine, bilge bir dosta danışmaya gitmiş.

Ormanın en yaşlı canlısı olan Koca Çınar’ın yanına varan Defne, gölün neden hastalandığını sormuş. Çınar, yapraklarını hışırdatarak fısıldamış: “Küçük Defne, sorun insanların unuttuğu ‘saygı’ kelimesinde gizli. İnsanlar gölü sevdiler ama piknik yaparken çöplerini bırakarak ona saygı duymayı unuttular”. Gölün iyileşmesi için insanların yeniden saygı göstermesi ve gölü temizlemesi gerektiğini öğrenen Defne, hemen şatoya dönmüş.

Tek başına koca bir gölü temizleyemeyeceğini bilen Defne, pazar meydanında halkına seslenmiş: “Sevgili halkım, Pırıl Gölü bizim evimiz ama ona saygı duymayı unuttuk”. Halk önce şaşırmış, sonra hatalarını anlayıp Defne ile işbirliği yapmaya söz vermiş. Ertesi sabah tüm kasaba; çocuklar, yaşlılar ve gençler ellerinde tırmıklar ve çöp torbalarıyla göl kenarında toplanmış.
Herkes büyük bir dayanışma içinde çalışmış; çöpler toplanmış, nilüferlerin çevresi temizlenmiş. Gün sonunda gölün gri rengi yavaş yavaş maviye dönmeye başlamış ve su yeniden ışıl ışıl parlamış. Balıklar zıplamış, kuşlar neşeyle şarkılarına geri dönmüş.
Defne, elini serin suya sokarak halkına dönmüş: “Bakın, temiz tutmak ve birlikte çalışmak… İşte gerçek sihir budur. Doğayı sevmek yetmez, ona saygı duymalıyız”. O günden sonra Mavi Diyar’da hiç kimse yere çöp atmamış ve Pırıl Gölü sonsuza dek parlamış.
Gökten üç elma düşmüş; biri doğayı koruyanlara, biri işbirliği yapanlara, biri de bu masalı dinleyen güzel kalpli çocuklara.