
Masalı sesli dinleyin:
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; tepeleri bulutlara değen, ormanları zümrüt gibi yeşil bir diyarda, bir köyün kıyısında küçücük bir fare yaşarmış. Adı Pırpır’dı çünkü o kadar hızlıydı ki, bir görünüp bir kaybolurdu. Pırpır’ın kalbi kocaman olsa da, boyu bir fındık tanesi kadardı.
Pırpır’ın en büyük derdi, ormandaki diğer hayvanlarla oynamaktı. Ne zaman tavşanların peşinden koşsa, onlar zıplayıp gider; ne zaman sincaplara yaklaşsa, onlar dallara tırmanırdı. Pırpır, “Keşke benim de benimle oynayacak bir dostum olsaydı,” diye iç geçirirdi.
Bir gün Pırpır, tarlada düşen buğday tanelerini toplarken, gökyüzünün aniden karardığını hissetti. Başını kaldırdığında, ne görse beğensin? Karşısında kocaman, tüylü, kahverengi bir dağ duruyordu! Hayır, bu bir dağ değildi; bu, ormanın en büyük, en güçlü Ayısı Barnaby idi.

Pırpır, korkudan tir tir titremeye başladı. Barnaby’nin gölgesi bile onu yutmaya yetiyordu. Tam kaçmak üzereyken, Barnaby’nin gürlediğini duydu: “Ah, hayır! Bu ne kadar küçük bir fındık! Sakın korkma, küçük dostum. Ben sadece biraz açım ve sanırım buğday tanelerini sen topladın.” Barnaby’nin sesi o kadar nazikti ki, Pırpır’ın korkusu uçup gitti.
Pırpır, Barnaby’ye elindeki buğday tanelerini uzattı. “Sen çok büyüksün,” dedi Pırpır hayranlıkla. “Evet,” dedi Barnaby üzgünce. “O kadar büyüğüm ki, kimse benimle oynamak istemiyor. Herkes benden kaçıyor.” Pırpır, Barnaby’nin gözlerindeki yalnızlığı gördü. “Ben seninle oynarım,” dedi cesurca. “Gerçekten mi?” dedi Barnaby’nin gözleri parlayarak. O günden sonra Pırpır ve Barnaby ayrılmaz iki dost oldu.

Barnaby, Pırpır’ı sırtına bindirir, ona ormanın en yüksek ağaçlarını, en derin mağaralarını gösterirdi. Pırpır da Barnaby’nin tüylerinin arasından kaçan karıncaları toplar, ona en tatlı yaban mersinlerini bulurdu. Pırpır’ın minik elleri ve Barnaby’nin dev kalbi birleşmişti. Artık ormanda hiç kimse Pırpır’dan kaçmıyor, Barnaby’yi de yalnız bırakmıyordu. Çünkü herkes biliyordu ki; gerçek dostluk boyla değil, kalple ölçülürdü. Ve en küçük bir fare bile, dev bir dostun hayatını değiştirebilirdi.
Gökten üç elma düşmüş; biri Cesur Fare Pırpır’a, biri Dev Dostu Barnaby’ye, biri de bu masalı dinleyip kalbini sevgiye açanların başına.
İyi uykular.